20 Ağustos 2011 Cumartesi
Screw them guys, im not goin home
Bu yazı reklam niyetinde, şimdi bu çocuk napıyo ne ediyor lan acaba diye merak etmeyin, izleyin burayı. Fırsat buldukça bişiler yazarım, umarım :D CIAO
1 Ağustos 2011 Pazartesi
Wait for it
'sup bitches ! muhabbete kaldığımız yerden devam edelim. öncelikle günün anlam ve önemine hitaben belirtiyorum ki küçükken oruç tutmak istemiştim olmaz dedilerdi, biraz daha büyüdüm artık tutabilirsin dendi bana ne yaa dedim. oruçla ilgili tüm alakam budur :D
Efenim bilen bilir şimdi interrail gibi bir maceraya atılıyorum troll bir arkadaşımla beraber. Wow hesabımı açmama sebeplerimden biri de budur. Baya bir süredir de vize işlemi için falan uğraşıp duruyoduk. ilk gittiğimizde bugün git sabah gel dediler, bir gittik sıra vardı işleyemedik, tekrar gittik böyle olmaz dediler filan. En sonunda bugün gittik de belgeleri tamı tamına teslim ettik. Bekliyoruz bakalım 1.5 hafta süre koymuş tahmini. Neyse artık kafamız biraz daha rahat. Kaç gündür erken kalkmaktan saçma sapan saatlerde uyur olmuştum.
Eve döndüğümde bayadır yapmam gereken bir işi yaptım. Harry Potter'ın son filmi izlemeye gittik arkadaşlarla. 19 yıl olayını perdede komik gelse de hem güldük hem hüzünlendik film boyunca. Kitapları okurken ilk önce kıl olduğum, sonra ısındığım, sonra tekrar uyuz olduğum, en sonunda da aslansın dediğim Severus'un sahnesi zaten damar noktalarından biriydi. Kafamda oluşandan daha yıkıcı bir şekilde aktarmışlar, tebrik ediyorum. Not my daughter, YOU BITCH ! zaten en merakla beklediğim andı zevklendim :D. Birde o Rupert turuncusu sözüm sana, kıskanıyorum lan seni. İlerde bi gün kanka olursak sana sorcaklarım var. Öyle işte Emma'yı her sinemada gördüğümde uzun süre etkide kalıyorum, aslında o yüzden izlememiştim filmlerin yarısını. Bir gün onu da bulucam da o başka konu.
Bu yazılık da bu kadar yeter mayıştım ben burda. Dağılalım şimdi.
*Eternal Tears of Sorrow - Sakura no Rei*
Welcome Traveller
*Edge of Sanity - Hell Is Where The Heart Is*
Uzuuuuunca bir süredir buraya tekrar bişeyler yazsam mı acaba diye düşünüyodum ki gecenin bi vakti yapçak iş bulamadım ve tekrar buraya damladım. Aslında bir süre önce yazsam pek çok şey karalayabilirdim ama pek de mantıklı olmazdı. Sakin kafayla yazmak güzel olur diyorum ve başlıyorum.
Şimdi bilen bilir nasıl wow manyağı bir kişi olabildiğimi. Hatta liseden okuyacak olan olursa zirve yaptığım dönemlere şahittir. Neyse efenim yeri geldi asosyal olarak nitelendirildim, ama tonlarca insanla tanıştım ettim kaçıyla gerçekte de görüştüm, birbirimizde konakladık, konserlere koştuk falan. Laakin o çok bilmişlere hep içimden gülmüştüm, o çok yakın arkadaşlarınızla daha ne kadar konuşçaksınız acaba diye. Çok kişinin kavgasına şahit oldum ve trollface ile aslında o zamanlar tanışmışım sonradan farkettim. Şimdi o eskiden oyun oynadıklarımın çoğu oyunu bıraktı vs taş çatlasa 15iyle filan adam gibi muhabbet ediyorum. Şöyle bi düşününce o da güzel aslında. Ama gidip de 6 yıl vakit geçirdiğin insanlar anlamamak için diretirse ister istemez sinir olur insan ki ben de oldum yani. Hatta daha saçma muhabbetlere girmemek için guildden de çıktım, daha sonraki yazıda işlenecek konudan dolayı hesabın donmasına da mani olmadım. Hatta biri okursa diye yazayım guildden ayrılmamın en büyük sebebi summon mevzuu değil yönetim fikriyle benim fikrimin uymamasıydı. Taurenin de dediği gibi fikri uymayan varsa çıkabilir.
Bütün wowda anlattıklarımı yaparken tabiki boş durmadım, madem öyle ben de yapmadığım bişey yapayım bari diyip önce bitirmediğim Assassin's Creedi bitirdim. Sürekli tekrar etmesi harici güzel bi oyunmuş aslında boşuna silip aynı bölümleri tekrarlamışım. Sonra oyun bitince gecenin bir yarısı AC2 yükledim, sonraki baya bi saatimi oyun başında harcamışım. Ezio'nun hikayesini yaşamak daha büyük bir zevkti Altair'e göre. Ama tabiki ccc Altair ccc. Aslında Ezio'nun hikayesi dedim de yalan o Desmond'un hikayesiydi bu oyun. Kendisi de öyle demişti zaten. Çözemediğim bir cutscene problemi hariç oyun baya sürükleyici ve iyi kurgulanmıştı, hala neden bu kadar geç oynadım diye söyleniyorum kendi kendime. O oyunda bitti hemen arkasından AC:Brotherhood kurup onu oynadım filan, bu her ne kadar pek de güzel olsa da AC2den çok küfrettiğim için sana puanım 9 kanka. Ve işin en güzel kısmı bu oyunları oynarken kendimi tüm sorunlarımdan soyutlayıp kafamı bi nebze rahatlatabildim. Gerisini de sonra yazarım artık.
Ayrıca benim blogumu sağda paylaş diyen olursa bi şekilde ulaşabilir. Şimdilik bu kadar.
*Epica - Sancta Terra*
Kaydol:
Yorumlar (Atom)