Gece Roma'dan yola çıktık ve bolca uyuduğumuzu düşünüyorsanız, ağır yanılgıdasınız gençler. Evet rezervasyon yaptırmamıştık, Almanya'da trenler boştu burda ne kadar kötü olabilirdi ki ? O sorunun cevabını öğrendik işte. Daldık bi vagona, hatta direk bi kompartımana daldık boş olan. Abuk bir adam sürekli italyanca konuşup durdu, biz de ingilizce konuşsun diye uğraşıyoruz ama nafile. Sonradan anladık ki oranın sahipleri doluştu içeri ve biz hop dışarı çıktık. Hop dediğime de bakmayın çıkana kadar canımız çıktı daracık bi yerden bahsediyorum. neyseki kompartıman karşısındaki oturaklardan ikisini kapabildik. Arkadan esen soğuk rüzgar, etrafımızdaki abuk insanlar falan derken tabiki sıkıntılı bir yoldu. Ama esas gerginlik yanımdaki mal adam kalktıktan sonra yerine geçen zenci gelince başladı. Dışarı giderken zenciler şöyle tehlikeli böyle riskli uyarıları o zaman etkisini göstermişti işte. Kapkaç neyin konusunda ama yanlış olmasın. Neyseki o da baya uykulu bi herifti de pek bi huzursuzluk yaratıcak hareketi olmadı. Bu sırada DSim çantada ve çanta indirip geri kaldırmak istemiyceğimiz bi yükseklikte. O yüzden yol baya uzun geçti. Sonra aktara maktara vardık Firenze'ye, sabahın köründe. Yanılmıyorsam 5-6 kere aktardığımız aynı trene bindik o sabah uykumuzu alabilmek için.
İstasyonda duyduğum Santa Maria Novella üçlemesi hala aklımdadır.

Çok da hoş söylüyordu abla her kimse. Neyse işte tahmin edersiniz gittik öyle önce merkezi yerlere. Sonra haritada aa şuraya gidelim, aa buraya gidelim dememin ardından abuk sabuk yollara düştük. En kötüsü tek gidiş yolumuzun bile ücretli olması üzerine geri basmamızdı. Daha Pisa görülmemiş saat akşamüstü olmak üzereydi. Biz daha bir adet öğünü yememiş durumdaydık falan. Bastık geri. Ben her Pisa dediğimde inatla pizza anlayan heriflere rağmen öğrendik nasıl gitçeğimizi. O klişe pozu vermek için gittiğimizde tabiki hava kararmıştı. Pek görünmesek de var bizim de bir resmimiz, FAK YES ! Öyle yani o gün de öyle geçti, Zaten gezdiğimiz yerler resimlerde var. Bir sonraki durak Venezia, evet dersimizi aldık rezervasyonluyuz bu sefer.
Dipnot: Her geçen gün leşleşiyoruz, Venezianın ilk yarısı da onun üzerine gelişiyor zaten. Laters.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder